Etiket el kol hareketlerini

güzel konuşma sanatı

Beden anlatımı: çirkin diye nitelendirebileceğimiz bir kişi, beden duruşuyla, güzel ve kendinden emin yürüyüşü, el kol hareketlerini, yumuşaklık ve uyum içinde kullanması, ifadeli suratı ve doğru bakan gözleriyle ve konuşmasıyla çirkinlik tanımlamasını bir anda güzelliğe dönüştürebiliyor. Sanırım KARİZMA denilen şey de burada yatıyor.
Sesi yeterli bir biçimde kullanamamamızın bir nedeni de psikolojiktir. Sıkılgan, utangaç, içine kapanık kişiler seslerini yeteri kadar çıkaramazlar. Ağızlarının içinde konuşurlar. Bu nedenle sesleri duyulmaz, güzel olsa da seslerini yeteri kadar duyuramadıkları için, bu ayrıcalığın farkında değildirler.
Üç ana tınlatıcımız olan gırtlak, ağız boşluğu ve burun boşluğunun uyumlu ve dengeli çalışması sonucu ses tonumuzun da dengesi sağlanmış olur.
Yalnızca burun tınlatıcısı bölgesini kullanan kişilerin sesi bir uğultu halinde duyulur. Teknik olarak “ nazal” dediğimiz bu burun sesi, kulağa hiç de hoş gelmeyen tonsuz ve ruhsuz bir sestir.
Bu sorunun nedenlerinden birinin yumuşak damağın görevlerinden biri, seslerin burun yoluyla çıkmasına engel olmak için burun yolunu kapatmaktır. Çünkü bazı sesler burun yoluyla çıkmak ister, bu durumda yumuşak damak girdiği o bölgeyi kapatır ve seslerin çıkması gereken yer olan ağızdan çıkmasını sağlar.

Yalnızca gırtlak bölgesi çalışıyorsa, gırtlaktan gelen, konuşanı da dinleyeni de rahatsız eden parazitli bir ses duyulur. Böyle konuşan kişiler, sık sık ses kısılmasıyla karşılaşır. Bu kısılmaların artması yada müzminleşmesi, giderek ses tellerine “polip” yada “nodül” gibi rahatsızlıklara neden olur. Sesini gırtlaktan kullanan kişilerin duyulabilmeleri çok zordur.

Yalnızca ağız boşluğu tınlatıcısını kullanan kişilerin seslerini duymakta da büyük güçlük çekeriz. Çünkü ; bu bölgeyi kullanan kişiler, konuşurken ağızlarını yeterince açmazlar, dudaklarını yeterince hareket ettirmezler. Ağız yeteri kadar açılmadığı için sesleri dışarı çıkamaz. Böyle konuşan kişiler ağızlarını yeteri kadar açmayıp dudaklarını oynattıkları için söyledikleri sesin değerini veremezler.
Buğulanma bozukluğu nedeniyle duyulabilme sorununun yanında anlaşılabilme sorunu da kendini gösterir. Belirli sesleri doğru bir biçimde oluşturabilmek için ağzımızın ve dudaklarımızın belirli hareketleri yapması gerekir. Ayrıca yüzde mimik oluşmasını organlardan biride dudaklardır. Dudaklarını yeteri oynatmayan kişiler, kağıt gibi ifadesiz bir yüze sahip olur.
-Güzel Konuşma Sanatı- isimli kitaptan alıntıdır.